-ne tarz müzikden hoşlanırsın
-jazz genelde
-aa bende (hayatında jazz muzık duymamıstır)
-gerceketn mı?bu cok guzel.çin yemekleride çok hoşuma gider.
-benimde,öğlen yemeklerinde bile çin lokantasına giderim... Sevdiği insan için çiğ balık yiyen insan işte tam olarak bu olsa gerek.Ama aslında bilmeden ayvayı yiyor farkında değil.Her ilişkinin başında söylenen o küçük yalanlar ah.. Şimdi insanın hayat arkadaşına kavuşma sürecini bir bina olarak görelim. temel atılmış üzerine kolonlor dikiliyor. 1.kat bitti 8 kolon olması gerekırken,7 kolon var birisi yok ama sen var dedin jazz müziği seviyorsun sözde.2 kat da da 1 kolonun eksik. Tabi küçük yalanları gayet iyi söylersen binayı yıkmadan bitire bilirsin.Karşındaki seni prens/prenses olarak görmeye başlamıştır. Ve bir soru peydahlanır bu ilişkide.Benimle evlenir misin? Tabi neden olmasın evlensinler çok uyumlu bir çift sonucda ama deprem günümüzün gerçeği malesef... Çiftmiz evlenmiştir
-bu akşam çin lokantasına gidelim mi?
-off pişmemiş balık mı yiycez.ben güzel bi yer biliyorum adanası süper oraya gideriz
-adana mı?... Ne sandın ki sen?Adana tabiki.Buna benzer yüzlerce örnekle sizi sıkıp yora bilirim ama gerek yok.Bu tür olaylarla kolonlar artık binanın yükünü taşıyamamaya başlar.Beklediğimiz soru da ortaya çıkar.'SENİ ARTIK TANIYAMIYORUM' aslında en başından beri sen onu tanımıyordum o sadece herşeyin ilerde hallolacagına inandı ve sana küçük aslında çok büyük yalanlar söyledi.. Bigün uyandınız ve ilişkininizin depremde yok olacagını anladınız. oturup konusştunuz herşeyi baştan sona karşındaki insanın eksiği ve fazlasını gördün.binanın eksik kolonlarını sevgi duvarıyla örebiliyorsanız 2 kere 2 işte o zman 5 etmiştir. ama eğer sevgi yoksa tüm bunların hatırası sizde koca bir zaman kaybı... Bundan sonra gerçek fedarlıklar başlamıştır
-hayatım bugün jazz dinlemeye x kafeye gidelim mi?
-elbette, hoşuma gitmiyor ama senin için gidebirim tabiki. örnekleri çoğaltmaya gerek yok. Bu olayın iyimser tarafı ve genelde böyle başlayan ilişkiler böyle bitmez...