emre/pozivit
-Hayat yine saniye saniye bizi öldürmek için hiç durmadan çalışmaya devam ediyor değil mi?
Etraf oldukça kalabalık ve hiç tanımadığınız birisi dün gece kitabınızı tamamlamak için yazdığınız son cümleyi size söylüyorsa bu oldukça ilginç olabilir. Koşar adım yürürken birden bu cümleyi bana bir büyülü bir ok gibi atan güzel gözlü kıza doğru yöneldim. Heycan dolu gözlerimdem çıkan balıklar bu kızın gözlerindeki denizde yüzmeye başlamıştı.
-okudunuz mu? Ağzımdan çıkan bu cümlenin ses tonu beni bile etkilemişti. Ama bu imkansızdı sadece kağıtlarda kalan bu hikayeyi kimseye anlatmamıştım.
Kız elini uzatıp ''yasemin ben eğer vaktiniz varsa size bir çay ısmarlamak isterim'' dedi. Elimi uzatıp ''memmun oldum elbette'' dedim. Herşey normal ve yerli yerinde gözüküyordu , ben hariç... Çay bogazımdan akıp mideme değil ruhuma doluyordu. Bu güzel kızın gözlerinde yüzerken bu cümleyi nerden ve nasıl öğrendiğini sormak aklıma geliyordu ama herşey hemen bitsin istemiyordum. Ağzımızdan çıkan kelimelerle değil ruhumuzla konuşuyorduk. Güneş o gün vucudumu ısıtmıyordu ve rüzgar yüzümü okşamıyordu. Sessizliği bir anda ''iyiki doğdun'' sesleri bozdu. Neler olduğunu anlamak için etrafa bakıyordum. Herkes sırayla soğuk bedenime sarılmaya başlamıştı bu sırada gelen pastada resmimi görünce bugün doğdumu hatırladım,hatırlamaya çalıştım...
Herkes bir anda kaybolmuştu hava kararmaya başlamıştı. Yasemin bir ay gibi gözüküyordu bana yaklaşıp ''iyiki doğdun,iyiki...'' diyip elindeki paketi bana verip yanımdan uzaklaşmıştı. Paketi açınça içinde bir kitap olduğunu anladım. Kitabın arkasında yazan not;
'' bu kitabın sahibi umut şehrinde doğmuştur. ''ömür kısa,günler uzun,çay sıcak ve hayat üzülecek kadar uzun değil'' diyerek ömür tüketmiştir. Bu kitabı raflara taşımak için uğraşsada son aşamaları tamamlayamadan alzheimer hastalığına yakalanmıştır ve bir yıl önce hayat sahnesinde son rolünü oynayıp bize veda etmiştir. Bu hayali onun adına ben(yasemin) devam ettirdim ona hayat arkadaşlığı etmiş ve onu çok seven eşi olarak. Hayaller uzak bir köy ise umutlar yağmur gibidir ve bir gün o köye can vermek için oraya giderler. Bazen başarmak için kaybetmek ,yaşamak için ölmek gerekir bilemeyiz... ''ölümü bekleyen tek nefesli cesetleriz aslında'' adlı eserin sahibi ölü bir yazardır... ''Evet ölmüştüm...
Mezar taşları konuşamaz ama hissedebilir, bu ölü bir yazarın rüyasıdır..
emre/pozivit