'' Bazen başarmak için kaybetmek, yaşamak için ölmek gerekir bilemeyiz...''
Fotoğrafdaki Serpildi. Yüreğim titriyordu ve istem dışı bir gözyaşı düşüyordu gözümden, intihar edercesine. Taksiciye kolyeyi göstererek ''bunun sahibini tanıyor musun? Takside buldum ve bu benim için çok önemli '' dedim. Taksici gözlerini büyüterek kolyeye baktı. ''hayır beyfendi. Bugün ilk müşterim sizsiniz '' . Cebimden sigara paketini çıkartıp taksiciye uzattım birer sigara yaktık. Özetle Serpille aramızda geçenleri anlattım. Bana aynı takside çalışan diğer taksicinin numarasını verdi. Uçağın kalkmasına 1.5 saat vardı. İçimden bi ses o uçağa binmememi söyledi, öylede yaptım....
''Kırık Kanatlı bir kuş gibiydi bazı umutlar.''
Ertesi gün diğer taksici Gökhan Beyle çaylarımızı yudumluyorduk. Anlayışla ve insaniyetle bana yardımcı olmaya çalışıyordu. Bir neticeye varmak için umutla bekliyordum. Ama tanımsız ve somut olmayan yarı yanlış varsayımlardan başka bir şey çıkmamıştı. Numaramı bırakıp ayrılmıştım oradan...
' zamansız saatler hep beni buluyor, ya sana beş var yada seni beş geçiyor.'
Kabuk bağlayan yaram tekrar kanamaya başlamıştı. Hayatıma yön veremiyordum. Ne zaman buna kalkışsam odak noktam Serpil oluyordu. Sele kapılmış bir kaya gibi hiç bir yere tutunamadan akıp gidiyordum hayattan. Sevgi dolu gözlerini hatırlamasan çoktan unuturdum aslında onu. En zoruda buydu zaten. Seven bir kalpten göç etmek, sevdanızın ölümlü bir kazaya uğraması kadar acıdır...
''Güneş yüzünüze vuruyor ama içinizi ısıtmıyorsa mevsim sonbahardır''
Uzun ve umutsuz geceler bir sonbahar hüznü yaşatıyordu yüreğime. Yine Ankaranın sen kokulu sokaklarında dolaşıp duruyorum. Telefonuma bir çağrı gelmişti,arayan Gökhan bey. Beni durağa çağırmıştı. Durağa hızlı bir şekide ulaşmıştım. Kolyeyi düşeren kişi durağa gelmiş. Kolyeyi düşüren kişi bir kuyumcu çırağı, kolyeyi kuyumcuya satan ise Pus lakablı karanlık bir adam...
''vicdanın ağır bastığı yerde, insanlık menfaatleri kurşuna dizer''
Bazı insanlar vardır ihtiyacınız oluğu zaman karşınıza birden çıkar. İşte Samet nam-ı diyar Beton, da böyle bir insandı. Tahsinden Pus adında birini aradığımı öğrenmiş bir gün karşıma çıkıp ''ayıb oluyor Fuat kardeş başkalarından duyuyoruz geldiğnini'' diyip gülerek sarılıyoruz. Hiç ayrılmamış gibi samimi hemen ayrılacak kadar tedirginiz.. Pus'u bulmak için yola çıkıyoruz....
Olaylar değişik bir hal almaya başlıyor. Vakit ayıran herkese teşekkürler. görüş önerivi ve eleştirilerinizi emre1372@gmail.com adresine yazabilirsiniz.
EMRE/POZİVİT / @pozvt2

cok iyi başarıların devamını diliyorum :)) sude
YanıtlaSilBaşarılı, anlaşılır ve akıcı anlatımınız. Yolunuz açık olsun.
YanıtlaSilbaslamisken devaminda okusaydik.... :) devamini bekliyoruz :)
YanıtlaSilbende bekliyorum merakla :)
Sildevamı ne zman demıstın :))
YanıtlaSil11 şubatta :))
Sil3.kısmı sabırsızlıkla bekliyorum. Eline yüregine sağlık. Başarıların devamını dilerim Emre kardesim
YanıtlaSilHayatımda okuduğum ; sayılı güzel bulduğum hikayelerden.. Gerçekten çok güzel olmuş. Akıcı ve merak uyandırıcı.. Ellerine sağlık gerçekten.. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum.. :)
YanıtlaSilGercekten cok güzel bir hikaye vakit ayirdigima fazlasiyla deydi :))) devamını en kısa zamanda yayinlarsin umarım
YanıtlaSil" zamansız saatler hep beni buluyor, " devamını da okuyayım yorum öyle ama okurken hep bi merak içimde
YanıtlaSil